SATIRLAR

İçinde satırlar vardı.
Küflü kağıtların arasında sadece onlar görünüyordu.
Dağınık bir hayatın imzası gibiydi oda.
Hiç bir yasak işlememişti Ona belli.
Tanıdık gelen;
Karmakarışık baygınlıktan çoğuydu.
Usulca yaklaştığımda baktı sadece gözlerime.
”Bana izin verir misin? ” dedi.
Reddetmek ayıp olurdu.
Başımı salladım hafifçe
Ve O çenemden tutup inceledi.
”Bu kadar yorulacak ne yaptın? ” dedi.
Dışarıda yağmur yağıyordu.
Dışarıda yağmur sağanak ve şimşeklerle yağıyordu.
Suskunluğumu bir kabulleniş gibi gördü.
Gözlerimin ve yanaklarımın peşi sıra tüm yüzümden geçti soğuk elleri.
”Uyan! ” dedi. ”Geçti hastalığın. ”
Satırlar şöminenin içinde alev aldı.
Her bir harf bir öncekinden parlak,
Her bir kelime bir sonrakinden yavaş…
”Neden bu kadar bekledin? ” yazdığını gördüm birinde.
”Bilmiyorum. ” demek istedim.
Gök gürültüsü boğdu sesimi.
Dışarıda büyük bir kavga veriyordu rüzgar.
Dışarıda vahşice uluyordu yağmur!